Bazı kitaplar okunmak için geç kalınmıştır ama konu olarak aslında hala yabancılık çekmezsiniz, işte onlardan biriydi bana göre. Evet daha önce okumalıydım dedim, neden ertelemişim ki diye düşündüm ama konu olarak aslında geçen yılların pek bir şey değiştirmediğini de gördüm.
Çocukların gözünden yazılan kitaplara bayılıyorum, belki de süssüz ne olursa gerçekçi şekilde yalan-dolan olmadan açıkça gözler önüne serildiği için olabilir. Bu kitapta da yaşanılan ayıbı bir çocuğun gözünden görüyorsunuz.
Konu olarak ırkçılık karşınıza acımasızca çıkıyor. Siyah-beyaz kavramını net olarak satırlarda görüyorsunuz. Siyahi olmamanın bir lütuf olarak görüldüğü satırları, insanlık dramı olarak okuyorsunuz.
Bir de bir karakter var ki Atticus-olayı anlatan Scout'un babası, ne güzel bir yüreğin var diyor insan. Kendine zarar verecek bir şeyde bile sırf evlatlarının güveni zedelenmesin diye her şeye göğüs geren bir baba.
Kitabın çevirisini de dilini de çok sevdim, bazı dipnotları insanı dönem hakkında aydınlatıyor, bu da olayın içine daha rahat girmenizi sağlıyor. Yer yer kızdım, bazen meraklandım, birçok satırda da gülümsedim. Söylenecek çok şey var aslında ama daha fazla ipucu vermemek adına susuyorum. :)
Tavsiye ederim.
Altını karaladığım bazı satırlar şu şekildeydi:
- (..) ama başka insanların yüzüne bakabilmek için ilk önce kendi yüzüme bakabilmeliyim. (syf.135)
- Çoğunluğa bağlı olmayan tek şey insanın vicdanıdır. (syf. 135)
- İnsanlar genelde neyi görmek istiyorlarsa onu görür, neyi duymak istiyorlarsa onu duyar. (syf. 220)
- "Galiba ben büyüyünce soytarı olacağım," dedi Dill. Jem'le ikimiz yürümeyi bıraktık.
"Evet efendim, bir soytarı," dedi. "Dünyada başka insanlar için yapabileceğim hiçbir şey yok, gülmekten başka, işte bende bu yüzden bir sirke katılıp gülmekten öleceğim".
"Ters söylüyorsun Dill," dedi Jem. "Soytarılar kederlidir, insanlar onlara gülerler". (syf. 272)
- Bizim mahkemelerimizde, beyaz adamın dünyasıyla siyah adamın dünyası karşı karşıya geldiğinde, her zaman beyaz adam kazanır. Bu ne kadar çirkin olursa olsun hayatın bir gerçeği. (syf. 278)
"Ters söylüyorsun Dill," dedi Jem. "Soytarılar kederlidir, insanlar onlara gülerler". (syf. 272)
- Bizim mahkemelerimizde, beyaz adamın dünyasıyla siyah adamın dünyası karşı karşıya geldiğinde, her zaman beyaz adam kazanır. Bu ne kadar çirkin olursa olsun hayatın bir gerçeği. (syf. 278)
- Hayatımdan çıkıp gitti ama aklımdan çıkmış değildi; onu özledim. (syf. 301)
*Alıntılar, Sel Yayıncılık'ın 2016 senesindeki 17.baskısına aittir.