Dex Kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dex Kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Temmuz 2019 Perşembe

Mary Shelley__Frankenstein




Herkesin yolu bir şekilde Frankenstein ile kesişmiştir: Kimisi kitabını okumuştur, kimi filmini izlemiştir, hiç olmadı bu eylemleri gerçekleştirenlerin anlatımlarından bir kulak aşinalığı olmuştur. Ben de 3. grup arasında olanlardanım. Ne tam anlamıyla filmini izledim ne de kitabını alıp okuyabildim, her zaman aklımdaydı, arkadaşımın hediye edişiyle nihayet okuyabildim, artık filmini de tam anlamıyla izleyebilirim. :)

Kitapların önsözlerini okumayı çok seviyorum, bu kitapta da hem yazarın hayatıyla ilgili hem de eserin çıkışına dair bilgileri edinmem dolayısıyla en keyif aldığım önsözler arasında yer aldı.

Kitaptan beklentim yüksekti, beklediğimi de fazlasıyla aldım diyebilirim. Kitabın girişi mektuplardan oluşuyordu, en sevdiğim kısımlardı diyebilirim. Duyguların en yoğun ve en dolambaçsız yansıtıldığı satırları içerirler. Hele bir de bu duyguların arasına serpiştirilmiş, ne zaman ortaya çıkacağı merakla beklenen bir gizin izleri de varsa, tadından yenmez. :) Döneme dair yaşanılan atmosferi ve bulunulan yerleri anlatan bol betimlemeli satırları okurken hem keyif aldım hem de ne zaman Frankenstein ile tanışacağım diye de sabırsızlandım. Hoş kendi değil sahibinin adıymış, bunu da kitapla öğrenmiş oldum.

Victor Frankenstein’ın birbiri ardına kovalayan günlerin ve uzun çabaların ardında orta çıkardığı dev yaratık ile tanışmamın ardından sayfalar su gibi akıp gitti. Victor, üzerinde çalışmalar yaparken ne bekliyordu ve aslında ortaya çıkan sonuç neden kendini bu denli ürküttü bilmiyorum ama yarattığı canlıyı terk ettiği satırlardan sonraki her bir sayfayı soluksuz okudum diyebilirim. Yalnız başına bilmediği bir dünyada tek başına kalan canlımızın yaşadıkları ve aslında bir yere ait olabilmek için ne fedakarlıklarda bulunduğunu okuyup ardından yaşadığı bir dizi olaydan ötürü yaratıcısının karşına çıkmasına tanık oluyoruz.

Yalnız şunu söylemeden geçemeyeceğim; böyle gizemli ve kesin bir şey olacak şimdi diye tedirginliğin hissedildiği bir havanın hakim olduğu bir kitapta bu kadar çok üzgün, mutsuz ve kızgın hissedeceğimi düşünmezdim. Beni çok etkiledi, duygu geçişleri çok başarılıydı.
Sevgi ve nefretin aslında bir terazi gibi olduğunu ve en ufak bir davranışın ibrenin yönünü telafisi olmayacak denli yıkıcı bir şekilde döndürebileceğini o kadar güzel yansıtmış ki, iyi ki okumuşum.


Altını çizdiğim, sevdiğim satırlardan birkaçı:

- Güneşin hiç batmadığı bir diyarda imkansız olan ne var ki ? (syf. 23)

- Kalbimin beni göklere çıkaran bir coşkuyla parıldadığını hissediyorum çünkü değişmez amaç kadar zihni yatıştırmaya katkıda bulunan hiçbir şey yoktur. (syf. 23)

- Dünya, yanıtını bulmak için yanıp tutuştuğum bir gizemdi benim için. (syf. 52)

- Kalabalıktan kaçınıp az ama öz insana sımsıkı bağlanmak vardı doğamda. (syf. 53)

- Hayatın karşımıza çıkardığı çeşitli olaylar, insan doğasının duyguları kadar değişken değildir. (syf. 80)

- Duygularımız ne kadar da değişken, en büyük acıları çekerken bile yaşama sevgiyle nasıl da sarılıyoruz? (syf. 229)

- Vicdan azabı, aşırı kederin bazen insana verdiği huzuru zehirler. (syf. 252)



*Alıntılar; Dex Kitap'ın 2018 senesi I.Basımına aittir.

Diğerlerinden Daima Bir Adım Önde Olanlar :)