Evet, Ağaç Ev Sohbetleri geçen hafta ben tatildeyken başlayan ve döndüğümde çok güzel sohbetlerle beni karşılayan çok güzel bir etkinlik. Bu etkinliğin öncüleri ise Edischar ve Taha arkadaşlarımız.
Geçen haftaki sohbete katılamadığım için ufak bir kıskançlık hissetmedim değil, o yüzden erkenden yerimi alayım dedim. :) Bu haftaki konumuzu ise İrem Can arkadaşımız belirlemiş. Günümüzde göz ardı edilerek hata yapılan çok önemli bir konuya değinmiş:
Doğamız giderek tehlike sinyalleri veriyor. Küresel ısınma ve çevre kirliliği en had safhada. Bunlar için geri dönüşüm, sıfır atık, daha az tüketim hatta poşetlerin paralı olması gibi önlemler alınıyor. Siz bu konuda neler düşünüyorsunuz? Geleceğimiz için daha yaşanılır bir dünyayı nasıl sağlayabiliriz?
Hızla artan nüfusun ve sanayileşmenin beraberinde getirdiği çevreye atılan atık ve çöpler hem çevre kirliliğine hem de su kirliliğine sebep olmasının yanında salgın hastalıkları da beraberinde getiriyor. Geçmişten günümüze çığ gibi büyüyen bu soruna bakıldığında aslında bir şeyler yapılmasını herkes canı gönülden istiyor, ya çoğu kişi nereden başlayacağını bilemiyor ya da bir ben yapsam ne etkisi olur diyerek ilk baştan zaten vazgeçiyor.
Dünyayı daha yaşanılır kılmak için öncelikle bireysel düşünmeyi bırakmamız gerek bana göre. Şöyle ki bir ben yapsam ne olur dediğimiz an zaten büyük bir kitle olarak baştan yarım bırakmış oluyoruz. Bu durum bana Kelebek Etkisi’ni hatırlatıyor. Bir küçük değişiklik büyük ve öngörülemez sonuçların doğmasına sebep olması teorisi. Biz bunu hem olumlu hem de olumsuz olarak hayatımıza katabiliriz aslında. Pikniğe gittiğimizde yediğimiz çekirdek kabuklarını sadece birkaç taneden bir şey olmaz diyerek atarsak bu aslında büyük bir çöp birikintisine dönüşebildiği gibi aksine çöpe atarak büyük bir alanı kurtarmış olabiliriz.
İlk bakışta çok önemsizmiş gibi görünen ama kitleye dönüştüğünde büyük etki yaratan olumsuz bir sürü davranış sergiliyoruz. Diş fırçalarken suyu açık bırakmak, gerekli olmadığı kadar birçok lamba yakmak, kısa mesafelerde araba kullanmak gibi çoğaltılabilecek bir sürü davranış sergiliyoruz. Bazen bunların birçoğunu yaptığımı bile fark etmiyorum. O kadar çok normal geliyor ki.
Aslında yapmamız gerekenleri bildiğimizi fakat bunu uygulamaya geçişte ya dikkat etmediğimizi ya da önemsemediğimizi düşünüyorum. Aynı yabancı dil bilme seviyemizi ifade etmek gibi, anlıyorum ama konuşamıyorum. Teoride iyiyiz pratikte kötü. Umarım bu durumu da en kısa zamanda aşabiliriz.
Yine çok konuştum, “Söz uçar, yazı kalır.” mantığı ile daha iyi kanıksarım umarım diyorum. Ve ayrıca sizin yazılarınızı okudukça da içlerinden ufak birkaç şey de olsa bir şeyler yakalar ve birçok şeyi değiştirmek için adım atabilirim.
Herkese umut dolu sohbetler! :)
*Fotoğraf;www.ntv.com.trgaleriyasamdogayla-ic-ice-olan-evler,bopbXKoeVkuQ8ru8euHH7QLu3CiqQLqE64AjN6Xq_Hkg
*Fotoğraf;www.ntv.com.trgaleriyasamdogayla-ic-ice-olan-evler,bopbXKoeVkuQ8ru8euHH7QLu3CiqQLqE64AjN6Xq_Hkg
