Türk Edebiyatı Klasikleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Türk Edebiyatı Klasikleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Şubat 2020 Cumartesi

Hüseyin Rahmi Gürpınar__Efsuncu Baba / #kom2020 /


Kitap okumayı çok seviyorum ama Türk Edebiyatı'na gelince çok eksiğim var. Bu sene bu eksik yönümü biraz kapatmaya çalışacağım. Umarım başarılı olabilirim. İş Bankasının bu serileri bana ilaç gibi gelecek, eminim. 😇 

_____________


Başkahramanımız adından da anlaşılacağı gibi-Efsuncu Baba- büyülerle ve tılsımlarla uğraşan, yapacağı her işini uğurlu bir saate denk getirmeye çalışan, uğursuz saat ve günlerde hiçbir işini yapmayan, yazdığı tılsımlar sayesinde kendisinin ve çevresinin başına bir şey gelmeyeceğine inanan biridir. Öyle ki, bir tılsımla ölümcül hastalıklardan kurtulacağına inandığı gibi evine yaptığı tılsımlarla da hiçbir hırsızın evine giremeyeceğine inanmaktadır. Kısacası, her anını böyle yaşamaktadır.

Efsuncu Baba, eline geçen bir kitap sayesinde orada yazılanları gerçekleştirdiği takdirde bir define bulacağına inanmaktadır, kitapta yazılana göre bu defineyi iki tane insan kılığına bürünmüş melek sayesinde bulabilecektir. Agop ve Kirkor adlarında iki gençle karşılaşır. Ve böyle Efsuncu Baba’nın karşılaştığı iki iplikçi genci kitaptaki melekler sanmasıyla define arayışları başlar.

Bu iki gencin diyalogları şivelerle verilmiş ve her ne kadar anlaşılır olsa da -ki olmayan kısımlar dipnot ile çok güzel açıklanmış- arka arkaya okumak bir süre sonra beni zorladı ve ara vermek zorunda kaldım. Bir de bazı kısımlar bana orta oyunlardaki abartılı diyalogları hatırlattı, seyirciyi güldürmek adına abartılı konuşmalardan yararlanılmış gibiydi.

Ayrıca, her ne kadar kitap konusu define arayışı gibi görünse de aile bireylerinin de yaşadığı durumlar anlatılarak iyice karakterlerin içinde bulunduğu durum ve toplumsal yaşam yansıtılmaya çalışılmış ve anlatımın gidişatına yön verilmiş.

Define arayış macerasının anlatımı merak uyandırıcıydı, bu kadar kısa bir eser olmasına rağmen sonuç aceleye getirilmemiş ve ayrıntılı, birçok noktaya açıklık getirir şekilde sonuçlanmıştı. Kitaptan her ne kadar siz bir kıssadan hisse çıkartmış olsanız da bu durum yazara yeterli gelmemiş ki sonunda kendisi de vermek istediği mesajı açıkça ifade etmiş ve almamız gereken dersi bize aleni bir şekilde sunmuş.

Yazarın okuduğum ilk kitabıydı, bu kitapla tanışmış oldum kendisiyle ve beğendim, elimde olan diğer kitaplarını da severek okuyacağıma eminim. :)

Kitapta altını çizdiğim bazı satırlar şu şekildeydi:

- Şimdicek bu kederli dünyanın sefası yalnız tımarhanelerde kaldı... (syf 30)

- Mesele benim kabulümde, sizin rızanızda değildir... Kaderde olan şey kendi kendine olur... (syf 42)

- Görmeden her şeye insanırsan insanı çok kandırırlar... (syf 65)

- Hepimiz daima aldanıyoruz, fakat fırsat düştükçe aldatıyoruz. (syf 75)

-Hakikatın büyüklüğünü tanıyıp da onunla dost olamayanlar, o kılığa bürünmüş yalanlarla oyalanırlar. (syf 75)

- Her insanı, hatta her toplumu hoşlandığı yemle avlarlar. Mesele, böyle oltalara tutulmayacak kadar insanlığımızı terbiye edebilmektedir. (syf 76)

- Bu dünya henüz büyük komik Molière çağından üç adım ileri gitmedi. Daima üstadın ebedi komedyaları tekrarlanıp duruyor. Yalnız sahnenin dekorları değişti. Tarzlar başkalaştı. İnsanın mayası hep o maya... Kötüler daha kurnazlaştı. Birbirine zarar verme ilerledi. Fenalık büyüdü. (syf 77)


*Alıntılar; Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları'nın 2019 senesinin IV.Basımına aittir. 
*Fotoğraf; Ortak okuma arkadaşıma aittir. :)

9 Eylül 2019 Pazartesi

Halit Ziya Uşaklıgil'den Mai ve Siyah



Dilinin ağır olması ve içerisinde bana yabancı bir sürü kelime ile yüzleşme fikri beni korkuttuğu için okumayı sürekli erteliyordum, günümüz Türkçesiyle basılması sonucunda artık okumamam için bir sebep kalmamış oldu. :)

Mai ve Siyah, bu iki renk kitabın ruhunu tam anlamıyla yansıtıyor. Mai hayalleri simgelerken siyah ise hayatın gerçeklerini temsil ediyor. Kitabın kahramanı Ahmet Cemil'in maiden siyaha doğru giden hayatının bir dönemini okuyorsunuz. Hayallerin ve arzuların karşısında hakikatin kaçınılmazlığı ile sarsılıyorsunuz.

Okurken benim duygularım da bu iki renk arasında gidip geldi diyebilirim. Ahmet Cemil ve Hüseyin Nazmi'nin kitaplar üzerine yaptıkları sohbetler, çeviri yapmak için araştırdıkları eserler, birbirlerini hayalleri konusunda desteklemeleri, Ahmet Cemil'in kardeşi İkbal ile olan sevgi dolu anları, onunla şakalaşmaları bende sonsuz mutluluğun ve umudun simgesi mai iken, babasının ölümünden sonra hayallerini ötelemek ve ailesine bakmak için para kazanmanın derdine düşmesi, hayata tutunma çabası içerisindeyken arkadaşıyla arasına istemeden olsa mesafe girmesi, kardeşinin evliliği, sıkıntıları, kendi aşkının imkansızlığı ve en büyük hayali olan eserini yazma fikrinden onu uzaklaştıran koşulların acımasızlığı ise karamsarlığın simgesi siyahtı.

Kitap, genel anlamda zıtlıkların bir araya gelmesiyle oluşmuş diyebiliriz. Sosyal sınıf farklılığı, iyi-kötü kavramları, maddi çıkarlara karşılık maneviyat, sevgi-nefret duyguları gibi birçok karşıt duyguyu kahramanların karakterleri ve yaşam şartlarıyla bize yansıyor.

Bazı satırlardaki ifadelerin bana hissettirdiği duygular ruhuma ağır geldi, gözlerimin dolduğu çok satır oldu. Olayların bir matbaa ortamında geçmesi ve kitap kokusuyla iç içe olması da en sevdiğim noktaydı.

İyi ki okumuşum. :)


Altını çizdiğim bazı satırlar şu şekildeydi:


- Bu kadar hiçliğine rağmen her meziyet sahibine düşman... (syf 10)


- İşte öyle bir şey yazmak istiyorum ki yukarı bakılsa mai ve daima mai, aşağı bakılsa siyah daima siyah... Bir şey ki mai ve siyah olsun. (syf 32)


- İnsan, keder ve sevinç zamanlarında kalbinin katlanabileceğinden fazlasını diğer hassas bir kalple paylaşmak ister. (syf 36)


- İnsan emellerini yalanlayan şeyleri istediği şekilde yorumlamaya çalışarak kendisini daima arzuları içinde oyalamakta gecikir. (syf 175)


- Dünyada hiçbir kimse düşünemezsin ki hayatından hiç olmazsa bir büyük matem geçmiş olmasın. (syf 216)



*Alıntılar; Türkiye İş Bankası Kültür Yayınlarının 2018 senesinin I.Basımına aittir.

Diğerlerinden Daima Bir Adım Önde Olanlar :)